NuRhaN's

Bu dÜnYa kEvN-Ü FeSaT AlEmIdIr..HeR ŞeY BiR TaRaFtAn oLuŞuR BiR TaRaFtAn bOzUşUr..

İşte Emmy Ödülleri'nin sahipleri
İşte Emmy Ödülleri'nin sahipleri
Los Angeles'ta Nokia Theatre'da düzenlenen 60. Emmy Ödülleri sahiplerini buldu.

Gecede, "Mad Men" dizisi drama dalında en iyi dizi ödülü ile en iyi senaryo ödülünü kazanırken, "Pushing Daisies" en iyi yönetmen ödülünün sahibi oldu. Komedi dalında ise en iyi dizi ödülünü "30 Rock" aldı.

En iyi erkek oyuncu ödülü drama dalında "Breaking Bad" ile Bryan Craston'a giderken, en iyi kadın oyuncu ödülünü "Damages" dizisindeki rolüyle Gelnn Close kucakladı.

Gecede ödül alan diğer isimler şöyle:

Komedi dalında en iyi yönetmen: Barry Sonnefeld (Pushing Daisies)
Komedi dalında en iyi kadın oyuncu: Tina Fey (30 Rock)
Komedi dalında en iyi erkek oyuncu: Alec Baldwin (30 Rock)
Komedi dalında en iyi yardımcı kadın oyuncu: Jean Smart (Samantha Who)
Komedi dalında en iyi yardımcı erkek oyuncu: Jeremy Piven (Entourage)
Drama dalında en iyi senaryo: Matthew Weiner (Mad Men)
Drama dalında en iyi yönetmen: Greg Yaitenes (House)
Drama dalında en iyi yardımcı kadın oyuncu: Dianne Wiest
Drama dalında en iyi yardımcı erkek oyuncu: Zeljko Ivanek (Damages)
En iyi eğlence programı: The Daily Show with John Stewart
En iyi TV dizisi: Recount
En iyi senarist: Kirk Ellis (John Adams)
Eğlence programı dalında En İyi Yönetmen: Louis J. Horwitz
En iyi reality show, yarışma programı: Jeff Probst (Survivor)
En İyi Mini Dizi: John Adams
Mini dizi dalında en iyi kadın oyuncu: Laura Linney (John Adams)
Mini dizi dalında en iyi erkek oyuncu: Paul Giamatti (John Adams)

<_script />changeTarget(document.getElementById("news_content"))<_script />

En pahalı Harry Potter öyküsü yazıldı


Dünyada satış rekorları kıran Harry Potter romanlarının yazarı JK Rowling, serinin hayranlarını sevindirecek bir haberle romandaki ünlü büyücü konusunda bir hikaye yazdığını açıkladı. Hikaye sadece gelecek ay Londra'da yapılacak bir müzayedede satışa sunulacak

 

Yazar, kitabın sadece 800 kelimeden ibaret olduğunu ve geçen ay yazıldığını söyledi. Hikayede ilk Harry Potter kitabının yayımlandığı 1997 senesinden önceki olaylar anlatılıyor.
7 kitaplık serinin tamamlanmasının akabinde yazılan eser neşredilmeyecek. Eser yazar tarafından Sotheby's müzayede evine bir katkı olarak yazıldı. Bu eserin rekor bir fiyattan alıcı bulması tahmin ediliyor.

Rowling, Harry Potter serisinden 560 milyon sterlinlik muazzam bir servet elde etti. Yazar, seriye devam etmeyeceğini açıklamıştı.

(İHA)

Aytmatov: Türk dünyası yeniden canlanıyor


Dünyaca ünlü Kırgız yazarı Cengiz Aytmatov, Türk dünyasının yeniden canlandığını ve öz medeniyetine sahip çıktığını söyledi.

 

Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi'nce (KTMÜ), Kırgızistan Kültür ve Enformasyon Bakanlığı tarafından 2008 yılının Cengiz Aytmatov yılı ilan edilmesi ve yazarın 80. doğum yılı dolayısıyla, 22-26 Nisan tarihleri arasındaki Cengiz Aytmatov haftası kapsamında, 2. Genç Türkologlar Sempozyumu yapıldı.

Sempozyuma, yazar Cengiz Aytmatov, Kültür ve Enformasyon Bakanı Sultan Rayev, Türk Büyükelçiliği mensupları, KTMÜ ve diğer üniversitelerden öğretim görevlileri ve çok sayıda öğrenci katıldı.

Sempozyumun açılış konuşmasını yapan KTMÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kayıpov, ''Cengiz Aytmatov'un sadece Kırgız halkının yazarı değil, tüm Türk dünyasının yazarı olduğunun'' altını çizerek, ''Aytmatov denilince, aklıma ilk olarak milletin ruhani ve edebi potansiyelini yansıtan bir zat geliyor'' dedi.

Kitaplarını okuyarak büyüdükleri Cengiz Aytmatov ile bugün bir arada olmanın gurur verici olduğunu söyleyen Kayıpov, ulusun ruhunu, kültürünü ve tarihini en iyi şekilde anlatan Aytmatov'un daha uzun yıllar aralarında olması temennisinde bulundu.

KTMÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Uğur Oral da, Cengiz Aytmatov'un Atatürk'ten sonra Türk dünyasının en önemli, akıllarda kalan ve tanınan ikinci ismi olduğunu düşündüğünü belirtti.

''Türk dünyasının kendisiyle gurur duyması büyük bir olaydır'' diyen Oral ayrıca, üniversite olarak, yazarın eserlerine ve edebi bilgeliğine büyük önem verdiklerini sözlerine ekledi.

Kürsüye alkışlar eşliğinde gelen Cengiz Aytmatov da, Manas Üniversitesi yönetiminin kendisine gösterdiği ilgiden dolayı teşekkür ederek, Türk dünyasının yeniden canlandığını ve öz medeniyetine sahip çıktığını vurguladı.

Aytmatov, ''Öğrencilik yıllarımızda Türkiye'nin nerede olduğunu dahi bilmiyorduk. Sovyetler döneminde bizlere Türkiye hakkında hiçbir bilgi verilmiyordu. Şimdi ise KTMÜ çatısı altında tüm Türk Cumhuriyetleri'nden öğrencilerin bir arada bulunduğunu görüyorum. Bu tabloyu yaşamak çok güzel bir duygu'' dedi.

Aytmatov konuşmasında, Türkiye'ye ilk ziyareti sırasındaki ilginç anılarını dile getirdi.

Öte yandan, programa katılan Kırgızistan Kültür ve Enformasyon Bakanı Sultan Raev, Milli Eğitim Bakanı Yardımcısı Ardak Ormonbekova, Bişkek Türk Büyükelçiliği Birinci Kâtibi Özgür Gökmen ve Kırgız Milli Yazarlar Birliği Başkanı Omor Sultanov birer kısa konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından daha önce düzenlenen Cengiz Aytmatov Haftası Yarışması'nın ödül töreni yapıldı.

Öğleden sonraki oturumda, Aytmatov'un kitabından uyarlanan ''Al Yazmalım Selvi Boylum'' filminin Türkçe versiyonunun gösterimi yapıldı.

Cengiz Aytmatov haftası kapsamında, ''Cengiz Aytmatov ve Dünya Kültürü'' adlı yuvarlak masa toplantısı ve çeşitli etkinlikler yapılacak
.

AA

Tarkan söyledi, çocuklar coştu


Popstar Tarkan, 23 Nisan şenlikleri kapsamında Antalya'da konser verdi.

 

Tarkan konserine TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği'ne katılan ülkelerin çocukları ile çok sayıda davetli katıldı. Sahnenin önünü dolduran 39 farklı ülkenin çocukları Tarkan'a şarkı söylerken eşlik etti.

TRT 30. Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği'nin Galası Cam Piramit'te yapıldı. TRT Ankara Televizyonu tarafından canlı olarak yayınlanan 30. Yıl Özel Programı'nın konuğu popstar Tarkan oldu.

Tarkan'ın söylediği şarkılara 23 Nisan Şenliği için Antalya'da bulunan 39 ülkenin çocukları da eşlik etti.

Çok sayıda davetlinin de izlediği konserde çocuklar dansları ile Tarkan'ı yanlız bırakmadı.

CHA

'Deli' Makedonya'da tanıtıldı


Eurovision Şarkı Yarışması'nda bu yıl Türkiye'yi temsil edecek olan Mor ve Ötesi grubu, yarışmaya katılacak şarkının Makedonya'da tanıtımını yaptı.

 

Başkent Üsküp'teki bir diskoda şarkının tanıtımını yapan grup, daha sonra, yarışmada Makedonya'yı temsil edecek Arnavut kökenli Adriyana Gaca ile ünlü şarkıcı Tamara'dan oluşan grupla tanışarak, birlikte eğlendi.

Rahmi Koç müzesinde tren seferi


Rahmi M. Koç Müzesi'nden başlayarak Haliç kıyısına döşenen yaklaşık 700 metrelik dar hat demiryolu üzerine kurulan ''Nostaljik Tren'' seferlerine başladı.

 

Rahmi M. Koç Müzesi'nde düzenlenen törende konuşan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, trenle saatte 500 kilometre değil, belki 10 kilometreyle seyredilecek bu hattı gerçekleştirme heyecanının Beyoğlu Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde başladığını söyledi.

Haliç'in bir kültür havzası durumuna getirilmesinde, Koç ailesinin gösterdiği hassasiyeti bildiğini dile getiren Topbaş, ''Adım adım birtakım engeller aşılarak bu noktaya gelindi ve böyle bir başarıya imza atıldı'' dedi.
Topbaş, gönüllerinden geçenin daha da ilerlemek olduğunu vurgulayarak, hattı Eyüp'ün Ağaçlı köyüne dek götürecek proje çalışmalarının bulunduğunu bildirdi.

İstanbul'da kaldırılan tramvayların yerinde tutulması durumunda bugün kent ulaşımında bir nostalji olarak yaşıyor olabileceğine işaret eden Topbaş, ''Biz, eski şehir diye kentin eski halini muhafaza edebilseydik ve yeni şehir alanlarını oluşturabilseydik, bugün turizm, kültürel miras açısından İstanbul, dünyanın en önemli destinasyonlarından biri olacaktı'' diye konuştu.

Nostaljik Tren projesinin İstanbul için bir kazanım olduğunu ifade eden Topbaş, ''Bu demiryolu hattının daha da devam etmesini birlikte sağlayacağız. Bu, Haliç kültür havzası için de önemli bir kazanım'' dedi.

-''NE KADAR EMEK VERDİĞİMİZİ BİR BEN BİR DE ALLAH BİLİR''-

Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi M. Koç da uzun çalışmalardan sonra bir projeyi daha yaşama geçirdiklerini belirterek, şunları kaydetti:

''Bilemezsiniz ne kadar mutluyum. Buharlı lokomotiflerin bulunması, bunların restore edilmesi, ne olur ne olmaz diye 2 tane dizel lokomotif alınması, ki onlar burada, bugüne buharlıları yetiştiremedik. Ama yaza doğru yetişecek. Rayların tedariki, makasların Avrupa'dan ithal edilmesi, demiryolu ve istasyon alanlarının kurulmasıyla ilgili gerekli inşaatların yapılması, müsaadelerin alınması. Siz diyin 24ay, ben diyeyim 30 ay sürdü. Neticede 673 metre boyunca döşenmiş bir demiryolu bulacaksınız. İlk bakışta belki bu küçümsenebilir ama bunu gerçekleştirmek için ne kadar emek verdiğimizi bir ben, bir de Allah bilir.''

Projeyle ilgili herşeyin derinliğine etüt edildiğini anlatan Koç, ''Büyük Ata'mızın 'yurdumuzu demir ağlarla ördük' sözü zamanında, yerinde söylenmiş bir sözdür. Bugün dünyamızda demiryolları insan ve yük nakliyesinin büyük bir kısmına cevap vermektedir. Trenlerle uçaklar bugün büyük bir rekabet içindedir'' dedi.

Koç, projenin gerçekleşmesine katkıda bulunan Koç Holding bünyesindeki şirketlere teşekkür ederek, ''Arzum odur ki, bu demiryolu hattını, Fatih Askerlik Şubesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi, buradaki park ve Miniatürk'ü geçerek Santralistanbul'a kadar götürebilmektir'' diye konuştu.

-''BÜTÜN DERDİMİZ RAY BULMAK''-

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Koç, yurtdışında bu gibi trenlere bindiğini belirterek, ''Oradaki trenler de böyle takır tukur gidiyor. Ama kendine göre bir havası var. İnşallah daha uzağa, Santralistanbul'a kadar gideceğiz. Başkan da söz verdi. Bütün derdimiz şimdi ray bulmak. Rayları bulabilirsek, treni oraya kadar uzatacağız'' dedi.

Konuşmaların ardından demiryolunun açılışı, Kadir Topbaş, Rahmi Koç, Koç Holding Üst Yöneticisi (CEO) Bülent Bulgurlu, Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Semahat Arsel tarafından gerçekleştirildi.

Topbaş, Koç ve beraberindekiler daha sonra nostaljik trenle yapılan ilk sefere katıldı.

Törene, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan'ın yanısıra Koç Holding üst düzey yöneticileri ve kimi işadamları da katıldı.

-NOSTALJİK TREN-

Verilen bilgiye göre, çekişi 2 adet İngiliz yapımı klasik dizel lokomotifle sağlan Nostaljik Tren'in 3 adet 15'er kişilik vagonu ise Eskişehir'deki Hava Kuvvetleri 1. Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığı tarafından bağışlandı.

Rahmi M. Koç Müzesi arazisi üzerinde bakım kanalı, kül boşaltma kanalı, kömürlük, cendere, 1 peron ve 1 istasyon binası oluşturuldu.

Hafta sonları 11.00-16.00 saatleri arasında saat başlarında gerçekleşecek tren seferlerinden müze ziyaretçileri ücretsiz olarak yararlanabilecek.

Assos kenti müzede hayat bulacak


Tarihi geçmişi 5 bin yıla kadar uzanan Assos antik kenti, Ayvacık ilçesine bağlı Behramkale köyünde yapılacak özel arkeolojik müzede hayat bulacak.

 

Assos Vakfı Başkanı Ali Akdamar, Ayvacık'a bağlı Behramkale köyü muhtarlığına ait alanda bulunan eski zeytinyağı fabrikasının restore edilerek, antik kentin özelliklerini yansıtacak arkeoloji müzesine dönüştürüleceğini söyledi.

Müzenin projesinin çizildiğini anlatan Akdamar, ''Müzede, Assos antik kentinde yapılan kazılarda çıkarılan eserlerin kopyaları ve tapınağın maketi sergilenecek'' dedi.

Akdamar, antik kenti gezmeye gelenlerin çoğunun bölgeyle ilgili fazla bir bilgiye sahip olmadığına dikkati çekerek, ''Müze, gezinin başlama noktası olursa kenti gezmeye gelen turistler, bütün bu hikayeyi anlatan, kentle ve tapınakla ilgili bilgileri içeren yazıları okuyup, fotoğrafları görerek ön bilgiye sahip olurlar'' diye konuştu.

''Assos antik kenti''ne ait çok sayıda belgenin ellerinde bulunduğunu ifade eden Akdamar, kentin girişine yapılacak ve 40 bin YTL'ye mal olacak müzenin, haziran ayında tamamlanmasının planlandığını kaydetti.

Assos antik kenti kazı heyeti başkanı Doç. Dr. Nurettin Arslan da Behramkale muhtarlığına ait arazideki depo olarak kullanılan bir binada hayata geçirilecek müzede, antik kentin kültürel değerlerinin, çizim, resim-fotoğraf ve bilgisayar ortamında hazırlanan 3 boyutlu canlandırmalarla ziyaretçilere sunulacağını söyledi.


-''KULLANILACAK MALZEMELERE DİKKAT EDİLECEK''-


Köy muhtarlığı ve Assos Vakfının bu konulardaki duyarlıklarının ve çabalarının kendilerini mutlu ettiğini anlatan Arslan, müzenin yapımında kullanılacak malzemelerin antik kenti yansıtacak olmasına özellikle dikkat edileceğini vurguladı.

Arslan, müzeye gelen ziyaretçilere antik dönem havası yaşatmak amacıyla, iç mekan düzenlemelerinde, antik kentin kalıntılarından bazı unsurları kullanmayı istediklerini ifade etti.

Assos'taki ilk yerleşimin bronz çağına kadar uzandığını ortaya koyan az sayıdaki bulgulara her geçen gün yenilerinin eklendiğine işaret eden, Assos'un milattan önce 6'ncı yüzyıldan itibaren bir şehir konumuna geldiği ve dünya mimarlık tarihinde önemli bir yere sahip olan ''Athena Tapınağı''nın sur duvarları ile mezarlığın iyi bir şeklide ortaya çıkarıldığını bildirdi.

Başkentli bazı heavy metal grupları, Büyük Önder Atatürk, Çanakkale ve Gelibolu savaşları gibi Türk tarihinin önemli kişi ya da olayları için besteledikleri şarkılarla dikkati çekiyor.

Erdal Çelikel'in haberi Dünyada 1960'lı yıllardan itibaren tanınmaya başlanan, içeriğinde toplumsal ve ahlaki değerlere karşı unsurlar barındırmakla eleştirilen heavy metal müziğini başkentte yaygınlaştırmaya çalışan bazı müzik grupları, Türk tarihinin destanlarını şarkılarında konu ediniyor. Türk tarihinin önemli zaferlerinden ''Gelibolu Savaşları''nı notalara dökerek ilgi toplayan gruplardan biri ''Crossfire''. Uğur Bülent Aksoy (bas gitar/vokal), Cem Saydam (gitar), Kaya Sevinç (gitar) ve Kemal Sözer'den (davul) kurulu grup üyeleri 2002 yılında besteledikleri ''Gelibolu'' isimli İngilizce şarkıyla beğeni kazandı. Aksoy, şarkının bestelenmesi konusunda, Gelibolu'ya gidildiğinde ''oradaki ruhu hissetmemenin imkansız bir şey olduğunu'' belirterek, ''Yerden çıkıyor o duygular. Hangi siyasi açıdan bakarsanız bakın. Aklı başında her insan böyle şeyler hisseder'' diye konuştu. Gelibolu Savaşlarının tekrar tekrar anlatılması gerektiğini kaydeden Aksoy, ''Sonuçta 500 bin kişi öldü, kalan kaldı. Bizim de yedi nesil anlatacağımız bir destanımız oldu ki bence Türk milleti adına çok önemli bir şeydir bu'' dedi. Aksoy, ulusal değerlere sahip çıkmanın ''insanın kendisine saygısıyla başladığını'' da söyledi.-''KAYBEDİLEN DEĞERLERİMİZİ TOPLAMALIYIZ''- Başkentli bir diğer haevy metal grubu ''Arcane'' de Türk tarihindeki zaferler üzerine beste yapan gruplardan. Kurulduğu 2004 yılından sonra bazı üyeleri değişen grup günümüzde Cihan Manay (gitar), Murat Öztürk (gitar), Kaan Dirgin (bas gitar), Koray Elifer (vokal) ve Sercan Uzunkavak (davul) ile çalışmalarını sürdürüyor. ''Arcane'' için, grubun kurulduğu yıl bestelenen ve Çanakkale Savaşı'nı anlatıldığı ''Respond'' şarkısı özel bir yere sahip. Grup üyelerinden Murat Öztürk, rock müziğinde ''isyan unsuru'' bulunduğunun hatırlatılması üzerine, ''Bir nevi toplumun kaybedilmiş değerlerini birleştirmek için isyan ki bu biraz daha sert bir şey geliyor bize. Taban olarak politik bir grup olduğumuz söylenebilir. Politiğiz... Çünkü birçok değerimizi kaybettik. Türk olarak değerimizi kaybediyoruz. Bunu bir şekilde toplamamız lazım. Kendimizce, beş kişi, bunun için bağırıp duruyoruz'' dedi. Grubun üyesi Cihan Manay ise şarkıya ilişkin bir soru üzerine, ''Orada işlenen şey savaşta yaşananlar, atalarımızın o konuda yaptıkları, bir dizesinde Mustafa Kemal'in izinden gidenler. Grubun genel yapısı içerisinde karşı koyuş var. Malum, durum belli... Sosyolojik durumlar, psikolojik durumlar... Herkes sıkıştırılmış durumda. Onun için değerlerimizi gözden geçirip bir karşı koyuşta bulunmak zorundayız. Bu sadece metalcinin sorunu değil, bu bütün ülkenin sorunu'' diye konuştu. Şarkının sözlerini yazan Kaan Dirgin ise şarkının Gelibolu'ya gittikleri sırada oluştuğunu belirterek, ''Aslında şarkı kendi kendisini yazdı. Çanakkale üzerine konuşmak başka, orayı gidip görmek ise bambaşka bir şey'' dedi. Şarkının sözlerinin İngilizce belirten Dirgin, Türkçe yazmak istediğini de söyledi. -''KENDİMİZİ BORÇLU HİSSETTİK''- Rhada Mantys'nin bu yıl bestelenen şarkısı ''In Endless Wars'' Atatürk'e ithaf edilmiş. Bora Gürçay (gitar/vokal), Engin Böke (gitar), Anıl Ertuğrul (basgitar) ve Umut Küçüker'den (davul) kurulu grup, 2002 yılında Bora Gürçay ve Umut Küçüker tarafından kuruldu. Şarkı hakkında konuşan Bora Gürçay, kendilerini Büyük Önder Atatürk'e karşı borçlu hissettiklerini söyledi. ''Atatürk ilke ve inkılaplarının etkilerinin gittikçe azaltılmaya çalışıldığını'' öne süren Gürçay, ''Türküler yapılıyor, marşlar yapılıyor. Bizim camiamızın da dinleyebileceği gerçekten bir şeyler olsun dedik. Sonuçta böyle bir şey çıktı ortaya'' diye konuştu. Gürçay, Atatürk'ten ''bitmeyen savaşları bitiren kişi'' olarak söz edilen ve son bölümünde Atatürk'ün 10. Yıl Nutku'ndaki ''Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile, atinin yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır'' ifadelerinin yer aldığı şarkı hakkında şunları söyledi: ''Şarkının son bölümünde Atatürk ile ilgili şunu diyoruz: Bütün bu bitmeyen savaşları bitiren kişi. Bitmeyen savaştan kastımız şu aslında Kurtuluş Savaşı'nın bitmesi. İngilizler, Anzaklar 'Kurtuluş Savaşı bitti' dediği anda şu olacaktı: Kendi sistemini kurmuş olacaklardı... Ama bu savaşı onlar değil, Atatürk bitirdi ki bizim lehimize biten bir savaş oldu. Kendi topraklarımızı koruyabildik ve Atatürk hakkında şunu diyebildik: Bitmeyen bu savaşı bitirebilen kişi.'' Grubun gitaristi Engin Böke ise şarkının neden İngilizce yazıldığına ilişkin bir soru üzerine, İngilizce yazmalarındaki amaçlarının, ''Türkiye'den çok yurt dışında dinlenmesi ve dünyadaki diğer insanlara mesaj vermek'' olduğunu kaydetti. (aa)

Akbayram 36'ncı albümünü çıkardı


Anadolu Pop Müziğin usta ismi Edip Akbayram, dört yıl aradan sonra 'Söyleyemediklerim' adlı albümü ile sevenlerinin karşısına çıktı.

Kızı Türkü'nün de sesiyle eşlik ettiği bu albümde sanatçı, Aşık Mahsuni Şerif'e ait 'Pazarbaşı' ve 'Nem Kaldı', Ahmed Arif'e ait 'Haberin Var mı?', söz ve müziği İlhan Şeşen'e ait 'Nazım Hikmet Memleket' gibi şarkılarıyla dikkat çekiyor.

Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım AŞ ile Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliğiyle düzenlenen 13. İzmir Kitap Fuarı açıldı. Ünlü şair Arif Damar'ın onur konuğu olduğu açılışta Türk edebiyatının tanınmış isimleri de hazır bulundu.

 

İzmirlilerin sabah erken saatlerden itibaren yoğun ilgi gösterdiği kitap fuarı, kitap severlere kapılarını saat 11.00'de açtı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun da katıldığı resmi açılış töreni ise saat 12.00'de İzmir Fuar Alanı 1 No'lu holde gerçekleşti. 19-27 Nisan tarihlerinde açık kalacak fuarda 280 yayınevi ve sivil toplum örgütü stand açtı. Konu yelpazesi olarak 139 söyleşi, panel ve şiir dinletisinin yer alacağı kitap fuarında, 500 yazar da okuyucularıyla buluşacak.

Fuarın ev sahipliğini yapan ve açılışta konuşan Başkan Aziz Kocaoğlu, İzmir Kitap Fuarı'nın kentte düzenlenen 35'i aşkın fuar içinde kendisine en fazla haz veren fuar olduğunu söyledi. Başkan Kocaoğlu, "Gençlerimizin kitaptan uzaklaşarak, tam bir kültür yozlaşması ile yetiştirilmesi, geleceğe ilişkin endişelerimizi artırıyor." dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak, özellikle "yazılı kültürel üretim" konusunda öne çıkmak, örnek olmak ve teşvik etmek istediklerini kaydeden Başkan Aziz Kocaoğlu, İzmir Kent Kitaplığı ve İzmir Kent Kültürü Dergisi'ni, bu amaç doğrultusunda başlattıkları ve fazlasıyla önem verdikleri iki prestij çalışma olarak nitelendirdi. Bu yıl 13.sü açılan İzmir Kitap Fuarı'nın kentteki okuma alışkanlığının artmasında çok önemli bir rol oynadığının altını çizen Kocaoğlu, "Üstelik bu kritik rolün önemi, giderek daha da artmaktadır. Çünkü kitap, geleceğe 'yeni ufukların açılmasını' sağlamaktadır. Üstelik bilginin insana verdiği mutluluk, ne para ne de servet ile sağlanabilir. Ancak üzülerek görmekteyiz ki, özellikle son yıllarda, ülkemizdeki kitap okuma alışkanlığı, yerini, televizyon karşısında geçirilen boş saatlere bırakmıştır. Büyük çoğunluğu genç olan nüfusumuzun, böylesine bir kültür yozlaşması ile yetiştirilmesinin, gelecekte yaratacağı etkileri düşündükçe, endişelerimiz daha da artıyor. Çocuklarımızın ve gençlerimizin kitap okumak yerine, sürekli olarak sınava hazırlık modu içinde olması da, insanımızı iç zenginlik yönünden köreltmesi bakımından, ayrıca üzerinde durulması gereken ciddi bir problemdir. Oysa gençliğin okuma alışkanlığını erken dönemlerde kazanması ve edindiği bilgiler ile geleceğinin yol haritasını çizmesi, sağlıklı bir Türkiye için büyük önem taşımaktadır." şeklinde konuştu.

Fuar süresince, Tüyap Çocuk Kulubü tarafından çeşitli etkinlikler düzenlendi. Bunların başında ise genç okurlar, sevdikleri yazarlarla gerçekleştirilecek söyleşilerde buluşacak. Bu etkinliklerde, kitap okuma, müzik dinletisi, Uzay Kampı tarafından gerçekleştirilecek bilimsel etkinlikler yer alıyor. Kitap ve söyleşilerin yanısıra fuar alanında bu yıl üç fotoğraf sergisi açıldı. Sergilerde Faruk Akbaş'ın 'Anadolu da yolculuk', Reha Akçakaya'nın '1995-2007 yıllarında çektiği siyah beyaz fotoğraflardan oluşan 'Adagio' ve 'Bir fotoğraf camı/çektiği ve çekemediği" isimli sergisiyle Sebahattin Ali hünerlerini gösterecek. Girişi ücretsiz olan kitap fuarı, 19 - 27 Nisan tarihleri arasında 11.00 - 20.00 saatleri arasında gezilebilecek.