NuRhaN's

Bu dÜnYa kEvN-Ü FeSaT AlEmIdIr..HeR ŞeY BiR TaRaFtAn oLuŞuR BiR TaRaFtAn bOzUşUr..

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 21 Ağustos Perşembe günü kadrolu ve sözleşmeli toplam 18 bin 193 öğretmen atayacak.

MEB’in yazılı açıklamasına göre, 5-18 Ağustos 2008 arasında başvuruları alınan öğretmen adaylarının ataması saat 10.00’da MEB Başöğretmen Salonu’nda düzenlenecek törenle bilgisayar ortamında gerçekleştirilecek.

İlk atama, açıktan atama ve kurumlar arası atama yöntemiyle 15 bin 744’ü kadrolu, 2 bin 449’u sözleşmeli toplam 18 bin 193 öğretmen atanacak. 15 bin 744 kadronun 15 bin 200’ü ilk atama, 300’ü açıktan atama, 100’ü kurumlar arası atama, 144’ü de beden eğitimi alanına milli sporcu olarak sınavsız alınacaklar için; sözleşmeli öğretmenlik pozisyonundan 2 bin 300’ü KPSSP10 sonucuna göre ilk defa görevlendirme, 149’u ise yeniden (açıktan) görevlendirme için ayrıldı.

Atama sonuçları, aynı gün MEB’in http://personel.meb.gov.tr internet adresinden duyurulacak.

Kadrolu ve sözleşmeli öğretmenliğe atananlardan göreve başlama sırasında istenen belgeleri hazır olanlar, 22 Ağustos 2008’den itibaren atandıkları il milli eğitim müdürlüklerine başvurarak görevlerine başlayabilecekler.

YÖK, 21 üniversitenin rektör adaylarını belirmek üzere yapılan gizli oylamanın sonuçlarını açıkladı. Gül'e gönderilen listeye giren ilk üç aday ve oy oranları:

YÖK'ten yapılan açıklamada, rektör seçimlerine ilişkin gizli oylama sonuçlarının kamuoyuna açıklanmamasının bugüne kadar Yükseköğretim Kurulu'nun yerleşik teamülleri arasında yer aldığı vurgulandı. Bu teamüle uygun olarak, 21 Temmuz Pazartesi günü yapılan 21 üniversitenin rektör adayları ile ilgili oylama sonuçlarının da kamuoyuna açıklanmayacağının daha önce duyurulduğu hatırlatılan açıklamada, "Ancak bu toplantı sonrasında yazılı ve görsel medyada, doğru bilgiye dayanmayan birçok haber ve yorum yer almış, bu haber ve yorumların rektörlük seçim sürecine zarar veren ve kamuoyunu yanıltan bir hal aldığı gözlemlenmiştir. Bu nedenle Yükseköğretim Kurulu toplantısında yapılan gizli oylama sonuçlarının kamuoyuna açıklanmasında yarar görülmüştür" denildi.

YÖK'ün gizli oylamasında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e gönderilen listeye giren ilk üç aday ve kuruldan aldıkları oy oranları sırasıyla şöyle:

Akdeniz Üniversitesi: Prof. Dr. Mustafa Akaydın (11), Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe (17), Prof. Dr. Mehmet Baykara (16)

Ankara Üniversitesi: Prof. Dr. Cemal Taluğ (16), Prof. Dr. Emin Tümer Çorapçıoğlu (12), Prof. Dr. Erkan İbiş (11)

Atatürk Üniversitesi: Prof. Dr. Hikmet Koçak (18), Prof. Dr. Muammer Yaylalı (16), Prof. Dr. Enver Altaş (15)

Boğaziçi Üniversitesi: Prof. Dr. Kadri Özçaldıran (12), Prof. Dr. Ayse Soysal (17), Prof. Dr. Aslıhan Tolun (17)

Cumhuriyet Üniversitesi: Prof. Dr. Faruk Kocacık (11), Prof. Dr. İlyas Dökmetaş (11), Prof. Dr. Mehmet Bakır (11)

Çukurova Üniversitesi: Prof. Dr. Alper Akınoğlu (14), Prof. Dr. Mustafa Kibar (17), Prof. Dr. Mustafa Yalçın Kekeç (12)

Dicle Üniversitesi: Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç (12), Prof. Dr. Fazıl Hüsnü Erdem (12), Prof. Dr. Talip Gül (14)

Dokuz Eylül Üniversitesi: Prof. Dr. Sedef Gidener (19), Prof. Dr. Mehmet Füzün (18), Prof. Dr. Mehmet Siraç Dilber (13)

Ege Üniversitesi: Prof. Dr. Candeğer Yılmaz (19), Prof. Dr. H. Ata Erdener (17), Prof. Dr. İsa Durmaz (16)

Erciyes Üniversitesi: Prof .Dr. Hasan Keleştemur (14), Prof. Dr. İsmail Kayar (17), Prof. Dr. Mehmet Adnan Öztürk (14)

Fırat Üniversitesi: Prof. Dr. Ahmet Feyzi Bingöl (14), Prof. Dr. Nazir Dumanlı (14), Prof. Dr. Saadettin Tonbul (16)

Gazi Üniversitesi: Prof. Dr. Rıza ayhan (17), Prof. Dr. Hasan Biri 810), Prof. Dr. Eyüp Bedir (13)

Gaziantep Üniversitesi: Prof. dr. Yavuz Coşkun (11), Prof. Dr. Erhan Ekinci (13), Prof. Dr. Özcan Balat (18)

İnönü Üniversitesi: Prof. Dr. Cemil Çelik (11), Prof. Dr. Sezai Yılmaz 811), Prof. Dr. İbrahim Keleş (15)

İstanbul Teknik Üniversitesi: Prof. Dr. Muhammed Şahin (17), Prof. Dr. Hasancan Okutan (11), Prof. Dr. Hüseyin Faruk Karadoğan (16)

Karadeniz Teknik Üniversitesi: Prof. Dr. İbrahim Özen (20), Prof. Dr. Ali Aydın Dumanoğlu (19), Prof. Dr. Tahsin Yomralıoğlu (17)

Ondokuz Mayıs Üniversitesi: Prof. Dr. Hasan Murat Aydın (11), Prof. Dr. Hüseyin Akan (17), Prof. Dr. Ömer Hakan Muğlalı (9)

Ortadoğu Teknik Üniversitesi: Prof. Dr. Ahmet Acar (18), Prof. Dr. Türker Gürkan (19), Prof. Dr. Mustafa Tokyay (16)

Trakya Üniversitesi: Prof. Dr. Enver Duran (17), Prof. Dr. Muhsin Koten (15), Prof. Dr. Armağan Altun (14)

Uludağ Üniversitesi: Prof. Dr. Medet Mete Cengiz (13), Prof. Dr. Mahmut Yavuz (12), Prof. Dr. Ali Sürmen (12)

Yıldız Teknik Üniversitesi: Prof. Dr. İsmail Yüksek (12), Prof. Dr. Emin Durul (11), Prof. Dr. Atilla Muat Demircioğlu (13)

CİHAN

Milli Eğitim Bakanlığı, 8 Haziran 2008 Pazar saat 10.00 da yapılacak OKS yeri bilgilerinin belli olduğunu bildirdi. TC Kimlik Numaranızı yazın okulunuzu öğrenin:

 

Milli Eğitim Bakanlığından, 8 Haziran 2008 Pazar saat 10.00 da yapılacak OKS yeri bilgilerinin belli olduğu bildirildi.

''Sınav Giriş Belgesi'' ise bugünden itibaren okul müdürlüklerince onaylanarak adaylara teslim edilecek. Adaylara, ayrıca sınav belgesi gönderilmeyecek.

 

TIKLA VE ÖĞREN

Tıp fakültelerine kontenjan artışı


Onca doktor açığına rağmen 20 yıldır yerinde sayan Tıp Fakültesi kontenjanında yüzde 25'lik artış kararı. Bu artışla tıp fakültelerinin öğrenci sayısı yıllar sonra ilk kez artacak.

 

Kontenjan artışından elektrik-elektronik,inşaat ve ilahiyat fakülteleri de yararlanacak.

YÖK'ün üniversite kontenjanlarını yüzde 25 artırmasıyla tıp fakültelerinin öğrenci sayısı yıllar sonra ilk defa artacak.Yeni öğrenci kontenjanı 20 yıl öncesinden geçtiğimiz yıla kadar sadece 18 öğrenci artırılmıştı. 1986'da tıp fakültelerinin yıllık kontenjanı 5 bin 99 öğrenci iken geçen yıl bu sayı 5 bin 117 olarak gerçekleşmişti. Tıp fakültelerindeki öğrencisi sayısı ise 1988-89 öğretim yılında bugünkünden daha fazlaydı. 1988-89 öğretim yılında bu fakültelerde 33 bin 686 öğrenci bulunurken bugünkü rakam 33 bin 537.

ÖĞRETİM ÜYESİ 4 KAT ARTTI

Yeni kontenjan verilmeyen tıp fakültelerinde öğretim üyesi sayısı ise tam tersi yönde oldukça arttı. 1986-1987 öğretim yılında tıp fakültelerinde toplam 2 bin 7 öğretim üyesi bulunurken, 20 yılda bu sayı yüzde 400 artarak 8 bin 512'ye yükseldi.

İLAHİYATLAR ERİDİ

YÖK'ün yıllardır kontenjan vermediği fakültelerden biri de ilahiyat fakülteleri oldu. 2007 yılında tüm üniversitelerde toplam 820 öğrenci kontenjanı verilen ilahiyat fakültelerine 10 yıl önce 2 bin 138 öğrenci alınıyordu.

YÖK bazı ilahiyatlara ise hiç kontenjan vermedi. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Hasan Ceylan yıllardır süren kontenjan taleplerine YÖK'ten yanıt gelmediğini açıkladı. Önümüzdeki yıl ise bu fakülteye de kontenjan tanınacak.

Öğrenci sayıları yıllardır yerinde sayıyor

YÖK'ün kontenjan vermemesi nedeniyle çok sayıda fakültenin öğrenci sayısı yıllardır aynı kaldı. 2000 yılında elektrik elektronik fakültelerinde toplam yeni öğrenci kontenjanı 778 öğrenci ve öğretim üyesi sayısı 248 öğretim elemanıydı. Bu yıl bu fakültelerde toplam 913 yeni kontenjan ve 308 öğretim üyesi bulunuyor. İnşaat fakültelerinde 2000 yılında toplam 773 yeni öğrenci kontenjanı ve 381 öğretim üyesi bulunuyordu. Bu yıl bu fakültelerde yeni öğrenci kontenjanı sayısı 827, öğretim üyesi sayısı 428 oldu.

Yeni Şafak

Ortaöğretim ve önlisans mezunları ile bu öğrenim düzeylerinden mezun olabilecekler için 21 Eylül 2008 tarihinde düzenlenecek Kamu Personeli Seçme Sınavı'na (KPSS) başvurular, 26 Mayıs-27 Haziran 2008 arasında yapılacak.

 

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan'ın yazılı açıklamasına göre adaylar, ''2008-KPSS Ortaöğretim/Önlisans Kılavuzu'' ile aday bilgi formunu 2 YTL karşılığında 26 Mayıs-27 Haziran 2008 arasında başvuru merkezlerinden alabilecek.

Başvuru merkezleri, başvuru tarihinden önce ve başvuru süresi boyunca ÖSYM'nin ''www.osym.gov.tr'' internet adresinden duyurulacak.

Kılavuzda, Türkiye İş Kurumunun (İŞKUR) KPSS sonuçlarının normal, özürlü ve eski hükümlü işçi alımında da kullanacağına ilişkin duyurusuna yer veriliyor.

Ortaöğretim ve önlisans mezunları ile bu öğrenim düzeylerinden mezun olabilecekler için düzenlenecek KPSS 21 Eylül 2008 tarihinde yapılacak.

AA

750 bin ÖSS'linin çözemediği soru


ÖSS'ye giren adaylardan dört işlemi bile yapamayanlar olduğunu belirten ÖSYM Başkanı, 2006'da sorulan bir soruyu hala unutamıyor. İşte yüzde 48'in yapamadığı soru:

60 kişilik ekip tarafından hazırlanan 2008 yılı ÖSS sorularını okuyan ÖSYM Başkanı Yarımağan, "Sorulara baktım geçen yıldan zor değil. Bazıları okumaya anlamaya dayalı, günlük hayatta bile bilinebilecek sorular" dedi.

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı'na (ÖSS) girecek 1.5 milyonu aşkın öğrencinin en çok merak ettiği konuların başında, "Bu yıl ÖSS'deki sorular kolay mı zor mu" sorusu geliyor. Bu soruya Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan'a sorduk. Yanıtı, "Soruların zorluğunu, kolaylığını öğrenciler nedense gereğinden fazla önemsiyorlar. Hazırlanan soruları bir tur okudum. Geçen yılki ile eşdeğer sorular, geçen yıldan daha zor değiller" oldu.  


 

SOKAKTA İNSAN ÇÖZER   


Sabah Gazetesi’nin haberine göre; Öğrencilerin soruların zor mu kolay mı olacağı konusunu çok önemsediğini ancak bilen için bunun önemli olmadığını anlatan Yarımağan, şöyle devam etti: "Soru zor olsa bile bildiğiniz konulardaki sorular kolay gelir. Bizim sorularımız arasında bir kısım sorular var ki genel kültüre, okuduğunu anlamaya dayalı. Örneğin Türkçe soruları. Belki imla soruları hariç, herkes çözebilir özel bir bilgi gerekmiyor. Sokaktaki bir insana bu soruları sorarsanız, bazı fizik sorularını bile bilebilir. Soruların bir kısmı okumaya anlamaya dayalı sorular. Edebiyat soruları günlük hayatta bilinebilecek sorular. Matematikte özellikle de Matematik 1'deki sorular oldukça kolay, belirli kavramları bilerek, soru çözmeye yönelik oldukça kolay sorular. Bunun yanında müfredata, bilgiye dayalı sorular da var elbette. Ben bunlarda en belirgin biyoloji ve kimya sorularını görüyorum. Bunlar özel bilgi gerektiriyor."

DENGEYE BAKIYORUZ


Sorular arasında kolaylık ve zorluk derecelerinin dengeli olmasına çalıştıklarını dile getiren Yarımağan, bunun nedenlerini şöyle açıkladı: "Soruların belli bir zorlukta da olması lazım. ÖSS gibi çok sayıda adayın girdiği bir sınavda kitleleri birbirinden ayırmamız lazım. Birkaç bin kişilik çok üst grup var. Bunlar soruların tamamını çözüyorlar. Bu grubu birbirinden ayırmak için zor sorulara ihtiyacımız var. Eğer bütün soruları orta zorlukta sorarsanız üst kesimi birbirinden ayıramazsınız. Diğer taraftan kolay soruların da sınavda yer alması lazım ki bu kez de daha alt başarılı kesim birbirinden ayrılsın. Bu nedenle zorluk dereceleri değişik düzeylerde olan sorulara yer verilir. Adaylar arasında iyi bir ayırım yapabilmek için ortalama başarının yüzde 50'nin altında olması gerekiyor. Yani 100 soruluk bir test uyguladıysanız giren kitlenin ortalama başarısı örneğin 40–50 düzeyinde olursa o test iyi bir test oluyor. Ortalama başarıyı yüzde 80'lere çektiğinizde bu kez üst kısımdaki adayları birbirinden ayıramıyorsunuz. Ortalama başarıyı yüzde 30'ların altına indirirseniz bu sefer alt ve orta kesimi ayıramazsınız. O yüzden sorular arasında zorluk ve kolaylık açısından kitleleri ayırabilmek için denge olması gerek."


 

YARIMAĞAN’IN UNUTAMADIĞI SORU 


 

Yarımağan sınava giren adaylar arasında dört işlemi bile yapamayanlar olduğunu belirterek, şu örneği verdi: "Bir soru vardı hiç unutamıyorum. 2006 yılında sorduk. Rakamlar tam hatırımda değil ama soru şöyleydi: 15-(8-3) =? Sonucun ne olduğunu sorduk. 8'den 3'ü çıkaracak, 5 kalacak, 15'ten 5'i çıkaracak 10 kalacak. Bunu adayların yüzde 48 yapamadı. Yani 1.5 milyon kişiden nerede ise yarısı bu sorunun cevabını veremedi. Maalesef seviye böyle."

Milli Eğitim Bakanlığı'nın gelecek eğitim öğretim yılında sınıf geçme yönetmeliğinde yapacağı değişiklik ile sınıf geçmeyi kolaylaştıracağı belirtildi.

Milli Eğitim Bakanlığı sınıf geçme yönetmeliğinde yapacağı değişiklik ile sınıf geçmeyi kolaylaştıracak. En fazla iki dersten zayıfı olan öğrenciler bir üst sınıfa sorumlu olarak geçebilirken, yapılacak değişiklik ile bu sayı 6 olacak. Ayrıca üç dersten başarısız olan öğrencilerin girebildiği ortalama yükseltme sınavına yeni düzenlemeyle sınırsız giriş hakkı tanınacak.

Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü, Ortaöğretim Sınıf Geçme Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik taslağını Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'nın onayına sundu. Talim Terbiye Kurulu taslakla ilgili görüşmeyi pazartesi günü yapacak. Talim Terbiye Kurulu'na onay için gönderilen taslakta, ortaöğretim kurumlarında öğrencilerin sınıfta kalmasını zorlaştıracak önlemler aldı.

Değişiklik ile sorumlu olarak sınıf geçmek de kolaylaştırılacak. Mevcut durumda sorumlu geçmek için olması gereken zayıf ders barajı sayısı 2'den 6'ya çıkarılıyor. Ayrıca üç dersten başarısız öğrencilerin girdiği ortalama yükseltme sınavında da yapılacak değişiklik ile ortalama yükseltme sınavına sınırsız giriş hakkı tanınacak. Buna göre öğrenciler zayıf dersi olmayan öğrencinin yanı sıra, kaç dersten başarısız olurlarsa olsun öğrencileri, sınıf geçmek için ortalama yükseltme sınavına girebilecekler. Ortalama yükseltme sınavları yılsonundan bir hafta sonra başlayacak. Böylece sınavlar haziran ve temmuz ayları içinde gerçekleştirilecek.

ALAN DEĞİŞTİRME KOLAYLAŞTIRILACAK

Düzenlemede, alan değiştirmek isteyen öğrencilerin girmesi gereken sınavlarda da bazı kolaylaştırmalar yapılıyor. Lise son sınıf öğrenicilerine sadece Ağustos ayından fark derslerini verme şansı veren Milli Eğitim Bakanlığı, öğrencilere Şubat ayında fark derslerini vermeleri için ek sınav şansı tanıyacak.

Son düzeltmeleri yapılan yönetmeliğin pazartesi günü Talim Terbiye Kurulu'nda görüşülmesinin planlanırken, 2008-2009 eğitim öğretim döneminden itibaren uygulamaya konulması bekleniyor.

 

DPY-B sınavı için büyük gün yarın


Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk (DPY-B) Sınavı yarın yapılacak. Sınav, Türkiye'de tüm illerde 211 merkezde ve yurt dışında Lefkoşa'da gerçekleştirilecek.

Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk (DPY-B) Sınavı yarın yapılacak. Sınav, Türkiye'de tüm illerde 211 merkezde ve yurt dışında Lefkoşa'da gerçekleştirilecek. Sınava ilköğretim okullarının 5. ile ortaöğretim okullarının 9., 10. ve 11.sınıflarında okuyan toplam 262 bin 584 öğrenci katılacak. Saat 10.00'da başlayacak sınavda öğrencilere 120 dakika süre verilecek. Parasız yatılılık ve bursluluktan yararlanmak isteyen ilköğretim 6. sınıf öğrencileri sınava 21 Haziran 2008'de, 7. sınıf öğrencileri ise 22 Haziran 2008 tarihinde yapılacak Seviye Belirleme Sınavıyla (SBS) birlikte girecekler. İlköğretim 8. sınıf öğrencileri de 8 Haziran 2008'de gerçekleştirilecek Ortaöğretim Kurumları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı (OKS) ile DPY-B'ye girmiş olacaklar.

Yarıştan kopan gençler ‘undergraund’a yöneliyor


Erken yaşlarda sınavlarla boğuşmayşa başlayan ve hayatın sınavlardan ibaret gören gençler, sınav yarışından kopunca toplum değerlerini reddedip, ‘undergraund' yaşam tarzına yöneliyor..

Gençler yaşadığımız çağda çok erken yaşlarda sınavlarla boğuşmaya giriyorlar. Henüz hayatlarının ilk yıllarında farkında olmadan bir yarışa girmiş oluyorlar. Kimi zamanda rekabet duygusu ile aileler çocuğun ruhsal durumunu ve kapasitesini düşünmeden sadece başarı odaklı bir hayat kurguluyorlar çocuklar için… İşte bundan sonra da sorunlar başlıyor. Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi’nden Çocuk Ergen Psikiyatristi Dr. Serdar Alparslan konuyu haber 7 için değerlendirdi.

Artık hayat bir yarış ve bu yarışa çocuklar 3-4 yaşlarından itibaren dahil ediliyorlar. Kreşe başlayan çocuğa anne babası ve öğretmenleri daha iyi olsun diye her şeyi öğretmeye çalışıyorlar. Daha sonrada kendi başına öğrenmiş diye övünüyorlar. Daha oyun oynaması gereken yaşta diğer çocuklarla kıyaslanıp yarıştırılıyorlar. Anne-baba çocuklarına yaptığı yatırımın meyvelerini almak için baskıyı artırıyor.

Yarıştan pes edenler
Bu yarış içinde bazı gençler pes ediyor ve toplumun değer ve beklentilerini reddedip toplumun reddettiği ‘undergraund’ bir yaşam tarzına doğru gidiyor. Bu yaşamda protest bir kültür vardır. Toplum kurallarına karşıdırlar. Uyuşturucu ve özgür cinsellik topluma bir başkaldırış şekli olarak ortaya çıkar. Bu gençleri eleştirmeden önce neden bu yaşam tarzını benimsediklerini iyi düşünmek gerekir.

Başarısızlık hissi her şeyi reddetmeyi getirir
Bu gençlerde bir başarısızlık hissi vardır. Başaramayacağını hissedince toplumun ön plana çıkardığı sınav, okul başarısı gibi şeyleri reddederken diğer sosyal kuralları da bunların yanında reddeder. Yani önündeki toplumun başarı kriterlerini bir sınav gibi düşünürsek sınava girmeyi reddeder. Başarısızlığı baştan kabul eder. Kendini başarısız olsa da kabul edecek; uyuşturucu ve toplum için normal olmayan kriterleri doğal kabul eden bir alt kültüre doğru sürüklenir. Böylece artık stres azalmıştır. Gireceği bir sınav kalmamıştır. Başarı kriterleri o kültürde artık değişiktir, sınavla ölçülmez. Hatta sisteme karşı gelmek bu kültürde daha geçerlidir. O yüzden her türlü sınava karşıdırlar. Gencin sırtında büyük bir yük inmiş olur. Kendini görece daha rahat hisseder. Artık hayatında bir sınav yoktur.

Başarı okul ile sınırlı değil
Bu nedenle aileler çocuklarını başarılı görmek için yaptıkları baskıları yaparken bir kez durup çocuk tarafından da bakmalılar. Onların ne kadar dayanabileceklerini düşünmemeliler. Hayattaki başarının sadece okulla olmadığını bilmeliler. Yoksa bu baskılar yüzünden dağılıp giden birçok genç artarak toplum ve aile için problem olacaktır. Kendini köşeye sıkışmış gibi hisseden genç muhakkak bir çıkış yolu arayacaktır. Bu yolda genelde toplumun kabul etmediği bir yoldur.

Mardin Valiliği, basında yer alan "Milli Güvenlik Dersi Adliyelik" başlıklı haberin içeriğinin doğru olmadığını, olayın çarpıtılarak verildiğini bildirdi.

Mardin Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, Derik Lisesi'nde cumhuriyet savcılığına yapılan bir ihbar üzerine arama yapıldığını ve PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün propagandasını ihtiva eden yazıların tespit edildiği olayla ilgili olarak okul idarecileri hakkında başlatılan adli ve idari soruşturmanın devam ettiği belirtildi.

Söz konusu haberin, olayın Milli Güvenlik Dersi Öğretmeni, Teğmen M.B.K. ile ilişkilendirilerek kamuoyunun yanlış bilgilendirildiği belirtilen açıklamada,

"Milli Güvenlik dersi öğretmeninin, lisede yapılan arama ile ilgisi bulunmamaktadır. Lise öğrencilerinin gözaltına alındığı iddiası ise doğru değildir. Mesnetsiz ve kaynaksız olarak verilen haber, vatandaşlarımızın Türk Silahlı Kuvvetleri'ne olan güven duygularını ve milli birlik ve beraberliğimizi olumsuz yönde etkilemeye yöneliktir. Derik Lisesi'nde yapılan arama ve idareciler hakkında başlatılan soruşturmanın farklı boyutlara çekilmesi üzücüdür."